Deklanşöre Basmadan Önce

İnsan ne garip bir varlık. Hayaller kuruyoruz.Ne pahasına olursa olsun gerçekleşmesini istediğimiz.Sonra o güzel günler geliyor ve biz o güzel şeyin bir daha gelmeme ihtimaline o kadar bağlıyoruz ki kendimizi.Belkide fotoğraflar bu yüzden var.Mutlu olabildiğimizi unutmayalım diye.Ama önemli olan hatıramızdan çıkmaması değil midir?
Bugün dostlarımla çok güzel bir gün geçirdim ve günün sonunda hiç fotoğraf çekinmediğimiz geldi aklıma.İçim burkuldu.Sebebi çektiğim tek fotoğrafın masamız olmasıydı.Sahi ne oldu bize?O güzel,sıcak gülümsemeli,içten fotoğraflarımıza ne oldu? Yerlerine çay bardağından manzaralardan başka bir şey göremez olduk.O karelere bardak yerine dertlerinizi anlattığınız birlikte güldüğünüzü alın.Çünkü o çayı her zaman içebilirsiniz.Peki her zaman çayın yanında o insanı bulabilir misiniz?Orasını bilemem.
Instagram’da bir uygulama çıktı yakın zamanda.Her anımızı çekip paylaşıyoruz.Bakın an diyorum.Yani bir daha geri gelmeyecek olan.Biz o değerli vakte o kadar hoyratça davranıyoruz ki.
Ünlü fotoğrafçı Yousuf Karsh:”İnsanların ruhlarını ve düşüncelerini fotoğraflamaya çalışırım.”der.Günümüzdeki birçok ruhsuz fotoğrafa inat.Acaba tek ruhsuz olan fotoğraflar mı?O ışığını,simetrisini dakikalarca ayarlamaya çalıştığımız fotoğraflar kadar iyi miyiz?
Sosyal hesapta paylaştığımıza bakan kişilere bakarız birde.17 kişi baktı.63 kişi baktı.Peki biz kendi içimizde en son ne zaman baktık?En son ne zaman sorduk kendimize”Nasılsın?”diye.
Bir fotoğraf çekimlik anları bir daha bulamayabiliriz.Benim birkaç saat önce yanımda olan dostlarım gibi.Demem o ki güzel anların hiçbir sanisesini kaçırmayın.Her duygusunu sindire sindire, doya doya yaşayın. Yaşayabildiğiniz kadar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir